İçerik
ŞEYTAN PAPUÇTA - Cinler külahta, homofobi ayakta
Oldukça amatörce çekilen filmde yer alan cinler, 19. yüzyılda Amerika'nın Tennessee eyaletinde siyahilere karşı kurulan aşırı ırkçı örgüt Klu Klux Klan üyelerininkine benzer kıyafetler içerisinde, siyah ve beyaz çarşaflar ile betimlenmiş.
İçerik
HÜDDAM - Hiçbir şey göründüğü gibi değildir
Yönetmen Utku Uçar’ın ilk film deneyimi olan Hüddam, içerdiği birçok unsur ile diğer Türk korku filmlerinden kendisini sıyıran bir film olmuş.
İçerik
EXETER (BACKMASK) - Şeytanın gecesi
Özellikle izleyiciyi ters köşeye yatırmaya çalıştığı sürpriz finali ile vasat düzeyde bir korku filmi olmasına rağmen yine de eğlenceli, sıkmayan ve kanlı sahnelerin yer aldığı Exeter, korku severleri fazla beklentiye girmemek koşuluyla tatmin edebilir
İçerik
STARRY EYES - Şeytanın Gözleri
Kült olmaya aday olan Starry Eyes, gerilim filmi gibi başlayıp korku filmine evrilerek sonlanıyor. Eğer body horror türünde filmlerden hoşlanıyorsanız ve o tarz kült filmlere ilgi duyuyorsanız, bu filmi keyifle izleyebilirsiniz.
İçerik
Peşimdeki Şeytan: Son zamanların en sağlam korku filmi!
Cannes Film Festivali’ndeki Eleştirmenler Haftası’nda kulaktan kulağa yayılan ve ülkemizde de en son İstanbul Film Festivali’nde seyirciler nezdinde de oldukça beğenilen korku filmi ‘Peşimdeki Şeytan (It Follows) bu hafta itibariyle vizyona giriyor.
İçerik
Kırımlı: Uğruna öldüğü şeyin büyüklüğüdür insanı ölümsüzleştiren…
Cengiz Dağcı’nın Korkunç Yıllar adlı kitabından beyazperdeye uyarlanan Kırımlı’da, Sadık Turan adlı bir Kırım Türkü (aynı zamanda teğmen) İkinci Dünya Savaşı’nın patlak verdiği sıralarda Nazilere karşı savaşırken esir düşüyor ve emrindeki birkaç askeriyle birlikte ‘’Uma Esir Kampı’’nda görmediği zulüm ve haksızlık kalmıyor.
İçerik
Değil 360, binyüz kere etrafında dönsen bu filmden bir şey olmaz
Bazı filmler gerçekten büyük hayal kırıklığı yaratıyor. Tabii bu hayal kırıklığının altında biraz da bizim beklentilerimizi kaşıyan üreticilerinin geçmişi oluyor. Bu hafta vizyona giren 360’ın yönetmeni Fernando Meirelles, Tanrıkent – City Of God filmiyle gözümüzde o kadar büyümüştü ki onun filmlerini merakla bekler olmuştuk.
İçerik
Beni vur, kendini vur, her şeyi vur adamım!
80’ler partileri birkaç yıldan bu yana çok moda… Sly’ın, (Slyvester Stallone) aksiyon sinemasının en sıkı adamlarını alıp The Expendables’i çekerek bir tür kerosen partisi vermesine de bunlar yol açmış olabilir pekala… İlk film eğlenceli olduğu kadar, ununu elemiş, eleğini asmış oyuncuları için riskli bir projeydi. Neyse ki vefalı 80’ler çocukları kendi kahramanlarını görmek için bir kez daha sinemanın yolunu tuttular.
İçerik
Her şey limuzinde geçiyor
David Cronenberg’in ilk kez Cannes’da gösterilen ve farklı tepkiler alan edebiyat uyarlaması Cosmopolis vizyonda. Tek bir günde ve ağırlıklı olarak bir limuzinin içinde geçen film ekonomik kriz zamanında genç bir finans dehasının bir gününü anlatıyor. Film, kapitalizm, hayat ve seks üzerine bitip tükenmeyen diyalogları ile eleştirildi. Ama ben tam tersine Cosmopolis’in daha çok aksiyona dayalı yaz filmleri arasından bu yönüyle sıyrılacağını ve izleyenleri, onlara farklı bakış açıları sağlayarak etkileyeceğini düşünüyorum. Başrolde Alacakaranlık serisinin yakışıklısı Robert Pattinson var.
İçerik
Kokuşmuş Bir Şeyler Var(mış) Danimarka Krallığı’nda
“Yasak Aşk”ın mutlu sonu Türkiye’nin bugünkü ortamına hiç uygun değil. Film gerici ulema ve feodal toprak sahipleri ittifakına karşı liberal bir aydının mücadelesi fonu altında bir yasak aşkı anlatıyor. “Gericilik” siyaset bilimcilerince kabul edilen bir kavram değilse de oldukça anlamlı bir kavramdır kanımca, bu nedenle kullanmakta sakınca görmeyeceğim. Filmin kapsadığı süre boyunca dinci gericilerle, ilerici burjuvalar arasındaki kavga sürer gider, Danimarka Krallığı’nda.
İçerik
Şeytana Kanma Yoksa Yanarsın
Şeytanın Yüzü, Matthew Lewis tarafından yazılmış olan, gotik edebiyatın klasikleşmiş eserlerinden 1796 tarihli The Monk isimli romandan uyarlanmış, ancak sinemaya uyarlanan ilk örnek değil. Senaristleri arasında Luis Buñuel’in de bulunduğu ve Adonis Kyrou’nun yönettiği Le moine (1972) ile Francisco Lara Polop imzalı The Monk (1990) romandan beyazperdeye aktarılan daha önceki yapımlar.
İçerik
Şeytan Çıkaran Filmler!
Bu dosyadaki filmleri seçerken, kişisel olarak beğenimi kazanmış olanları hedefledim. Elbette eksik bir liste. Ancak bu filmler aynı zamanda sinema tarihinin önem verdiği filmler.
İçerik
GOD vs EVIL - Tanrı ile Şeytanın ezeli savaşı
Doğaüstü korkularda mutlaka şeytaniliğin karanlığı yani kötü doğaüstü güçler ile Tanrı’nın ışığının yani iyi doğaüstü gücün çatışması konu edinilmektedir.
İçerik
Üstüne kar yağmış filmler!
Karın yağmasını fırsat bilip evde sıcak battaniyelerin altında sinema keyfi yaşamak isteyenlere dev hizmet. Sizler için üstüne kar yağmış filmleri seçtik...
İçerik
ŞEYTAN FİLMLERİ: Din tabanlı korku alt türü
Bir anlamda insan benliğindeki kötücül arzuların korku zemininde canlanmasını sağlayan bir alan diyebiliriz. Şeytan filmi özellikle son 45 yılda A sınıfında kimi muhafazakar olmasıyla eleştirilen, ama genelde olgun-realist vizyona sahip ve bambaşka türlerle iç içe geçen yapıtlarla yol aldı. Daha ziyade aynı motifleri-formülleri tekrar etmesi ve din ile haşır neşir olmasıyla burun bükülen alt tür, her şeye rağmen anılası bir tarihi sürece sahip.
İçerik
Bülent Özdaman: "Kısa film, kısa zamanda derinlikli ve etkili şeyler söyleme sanatıdır!"
Bülent Özdaman'la sosyal medyada tanıştık. Bir gün, bana çektiği kısa film Yol'u göndererek görüşlerimi almak istedi. İzledim ve bende güzel hisler uyandırdı film. Yorumlarımı yaptım ve hemen kendisine röportaj teklifinde bulundum