İçerik
Kayıp Nehir: Ryan Gosling’den leziz bir deneme!
Hollywood’un ünlü oyuncularından Ryan Gosling’in ilk yönetmenlik denemesi olan ‘Kayıp Nehir, alt metinde Amerika’nın emlak krizini mercek altına alırken (yine Derin Amerika) , sürrealist hikâyesinde sular altında kalan, terkedilmiş bir kasabanın gizemini sürüyor.
İçerik
WHIPLASH: KAN, TER VE GÖZYAŞI’NI BAŞKA YERDE ARAMAYIN!
Bazen bir film izlersiniz hayatınız değişir. Ya da o anki ruh halinizle bir film izlersiniz eliniz ayağınız titrer, kalbiniz öyle bir çarpar ki nefes alıp vermekte zorlanırsınız.
İçerik
Stilize Bir Kimlik Arayışı!
Dünya prömiyerini Roma Film Festivali'nde yapan ve 33. İstanbul Film
Festivali'nde 'En İyi Film', 'En İyi Senaryo ödülünü alan ve Sesime Gel filmiyle, 'En İyi Müzik' ödülünü paylaşan Tayfun Pirselimoğlu'nun yeni filmi Ben O Değilim, yönetmenin diğer filmlerinde de sıkça rastladığımız alt kültür ve bu kültürün insanları arasındaki çıkmazlarına bu sefer daha farklı bir pencereden bakıyor.
İçerik
SÜPER BABA: Baba olmanın mahiyetini gösteren zayıf bir film!
David Wozniak, hayatını bir türlü düzene sokamamış beceriksiz bir et teslimatçısıdır. Ailesi tarafından pek fazla ciddiye alınmayan, kız arkadaşıyla da arası iyi gitmeyen talihsiz bir adamımız aynı zamanda. Bir de çetenin tekine 80.000 dolar borçlanmış. Bunlar yetmezmiş gibi de 20 yıl önce Grabosski Levitt Kliniği adında bir sperm bankasına ''Starbuck'' takma adıyla 693 tane bağış yapmıştır. Bu bağışlardan 533'ü meyvesini vermiş. Ve 20 yıl sonra da 533 çocuktan 142 tanesi gerçek babalarını tanımak için kollarını sıvamıştır.
İçerik
İki Kayıp Şairin Yaşam Yolculuğu: Kelebeğin Rüyası
Zonguldak'ta yaşayan, iki genç şair Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu, yeni yeni modernleşen bu madenci kentinde memuriyet hayatlarını sürdürürken, bir yandan da sanatla, edebiyatla ve en çok da şiirle iç içe yaşamaktadırlar.
İçerik
Sevenleri Ayırmayın!
Guillermo del Toro’nun yapımcısı olduğu Mama, ABD ile aynı tarihte ülkemizde de gösterime giriyor. Yönetmenliğini Andres Muschietti’nin yaptığı film, aynı yönetmenin 2008 tarihli aynı isimli kısasından uyarlandı.
İçerik
Malatya, kayısıdan ibaret değil!
3. Malatya Uluslararası Film Festivali, kendi adıma resmen film gibi geçti, gezdim, tozdum, iliklerine dek bir kenti yaşadım. İstanbul, Adana ve Antalya'da da yarışan filmlerin hepsini izlemiştim, haliyle Malatya'nın, kayısıdan ibaret olmadığına ve Malatya Malatya bulunmaz eşin türküsünün doğruluğuna şahitlik etmek kaldı geriye...
İçerik
Popüler Sinema, Kristal Kayısı'nın nabzını tutuyor: 2.Gün
Malatya Film Festivali, Popüler Sinema yazarları için verimli geçtiği kadar okurları için de verimli geçecek... İlk günden itibaren yoğun bir programla devam eden festivalin eleştirilecek pekçok yanı olsa da pekçok artıya da sahip. Güzel bir film seçkisi ile izleyiciyi heveslendiren festivalin en büyük handikapı çok film ve az salon çelişkisi nedeniyle neredeyse her filmin bir defa gösterilmesi.
İçerik
Kristal Kayısı Uluslararası seçkisiyle öne çıkıyor!
Malatya Film Festivali, sinema düşkünleri için tam bir keşif alanı... Sinema yazarımız Murat Tolga Şen Malatya'dan yazıyor.
İçerik
Sinemayı Unutmak!
Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde perşembe gününü yazmak da bana düştü. Hepsi ilginç ve görece tuhaf 10 yarışma filminin tamamlandığı yağmurla karışık bu yorucu günün ardından otele döndüm, Porto Bello adlı bu emekli turist otelinde olmayan Almancamı geliştirmekten sakınarak ve adeta kaçarak, odama sığındım.
İçerik
Kayıplar ve Suçluluk Duyguları
Ali Aydın’ın Küf’ü Venedik’te Eleştirmenler Haftası adlı bölümde gösterildi ama sadece kendi bölümündeki filmlerle değil başka bölümlerdeki ilk filmlerle de yarıştı. Ve bilindiği gibi Geleceğin Aslanı Ödülü’nü alarak “Çoğunluk”tan sonra bu ödülü alan ikinci Türkiyeli film oldu.
İçerik
Ve erkek ayıbıyla yüzleşti
Geçtiğimiz Berlin Film Festivali’nin Generation bölümünde Kristal Ayı Ödülü alan ‘Lal Gece’, kanayan yaralarımızdan birine dokunarak, çocuk gelinlerin dramını konu alıyor ve erkek iktidarını sorguluyor. Reis Çelik’in yönettiği filmin başrollerinde 25 yıl sonra başrolde izlediğimiz İlyas Salman ve yüzlerce kişi arasından seçilen 14 yaşındaki Dilan Aksüt var. Çocuk gelin sorununu ele alan bu film, İran’da 10 yaşın altındaki kızların evlenmesine izin veren ve çok tartışılan parlamento kararının üzerine vizyona giriyor.
İçerik
Alkışlarken oturmayın!
Bu yıl Oscar törenlerinde en çok konuşulan olaylardan biri, Albert Nobbs’daki performansıyla Glenn Close’un “Demir Leydi”deki performansıyla Meryl Streep’le karşılaştırılmasıydı. Diğer rakiplerine uzak ara fark atacağı belli olan bu iki ustadan kazanan Meryl Streep olmuştu. Elbette ki, biyografik filmlerin olası etkileyiciliğini arkasına alan Meryl Streep oldukça avantajlı bir portre ortaya koymuştu. Oscar’ı hak etmişti. Ben de böyle düşünüyordum. Ta ki, 31. İstanbul Film Festivali’nde “Albert Nobbs”u izleyene ve Glenn Close’un performansını görünceye kadar…
İçerik
Bulmayın artık şu filmleri!
Bu hafta sinemalar, baba oğul Stone’ların işgali altında. Oliver Stone’un yönettiği Vahşiler’de Sean Stone kısa bir rolde görünürken, baba Stone da oğlunun yönettiği filmde aynı şekilde kısa bir rolde görünüyor.
İçerik
Savaş, Seviş ve Kafayı Bul
Oliver Stone’un hayatı da film kariyeri de bir sarkaç gibi, bir sağa bir sola salınıp duruyor. Varlıklı sayılabilecek bir anne-babanın çocuğu Stone. Annesi Hristiyan, babası Yahudi, kendisi ise Budizmi seçmiş.
İçerik
Faust bile olamayız
Faust’u yazıp yazmamak için uzun süre düşündüm. Özellikle diğer sinema eleştirmeni arkadaşlarıma baktım ve neredeyse çoğunluğunun Alexander Sokurov’un serbest Faust uyarlaması için kalem oynattıklarını gördüm. Halbuki film ülkemizde bir kopya ile vizyona giriyor. Yani aslında vizyona filan girmiyor. Sadece Beyoğlu sinemasında gidip izleyebilirsiniz.
İçerik
Dikkat! Ayı Çıkabilir!
2007 yılında Oren Peli’nin Paranormal Activity’si ortalığı kasıp kavurmuştu, aynı Blair Cadısı’nın 1999’da yaptığı gibi. Devam filmleri ile başarılı bir reklam kampanyası sonucu oluşturulan yoğun ilginin ekmeğini yeme gayretleri giderek azalan bir ivme ile devam etti. Peli, The River (2012) isimli dizinin senaryosuna katkıda bulunduktan sonra şimdi de Carey ve Shane Van Dyke ile beraber yazdığı Çernobil’in Sırları ile karşımızda.
İçerik
Cannes Film Festivali'nde 26 Mayıs
Ve nihayet sona geldik. Bugün son yarışma filmi “Mud” (Çamur demek ama filmde özel bir ad olarak geçiyor)gösterildi. “Mud” Jeff Nichols’ın üçüncü filmi. İkinci filmi “Sığınak”ı (Take Shelter)kısa bir süre önce izlemiştik. “Sığınak”ta hem hayali hem de gerçek fırtınalar vardı ve bu yüzden yanlış bir şekilde filmi çevreci ilan edenler olmuştu. Oysa filmin konusu kapitalizm ve şizofreniye dairdi. Güvencesiz bir sosyal yapı ve ekonomik kriz, ruhsal dengesi zaten sallantıda olan bir bireyi nasıl paranoyaklaştırır diye özetlenebilirdi filmin konusu. Nichols’ın yeni filmi de doğayla iç içe ama yine çevrecilik değil filmin derdi.
İçerik
Cannes Film Festivali'nde 25 Mayıs
Cannes’da bugün yaşadığımız en enteresan olay film seyretmek değil, Cannes Belediye Başkanı’nın gazeteciler ve jüriye verdiği yemeğe katılmak oldu. Kentin eski kısmında kalede verilen yemeğin menüsü oldukça basitti: balık fileto, patates, havuç, şarap ve tatlı. Ama ortam keyifli ve samimiydi. Tabii yine de jürinin ünlüleriyle aramızda güvenlikçiler eksik değildi. Samimiyet bir yere kadar!