İçerik
SİNEMADA SÜRREAL BAKIŞ “BİR KADIN” VE “ŞAFAK”
Alp Zeki Heper ve sineması üzerine yazılmış incelikli bir eleştiri...
İçerik
Hitchcock/Truffaut - Hitchcock Sinemasına Küçük Bir Bakış
Hem Hitchcock’a hem de sinema tarihine ilgi duyanlara hitap eden bir belgesel olan “Hitchcock/Truffaut” filmini, özellikle sinema öğrencilerinin izlemesini tavsiye ederim. Sinema kitaplarının pek fazla okuyucu kitlesine ulaşmadığı ülkemizde, kısa bir süreye sahip olan bu belgesele rahatlıkla vakit ayrılabilir.
İçerik
MAGİ - Türk korku sinemasında zirve
Cinlerin geliş sinyali olarak duyulan çıngıraklı yılan sesi oldukça dahiyane. Bu sahneler ile Karacadağ, konuya ne kadar hakim olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
İçerik
POINT BREAK – Extreme soslu remake
Filmin esas dayanağı olan çılgın extreme sporlarını ön planda tutan Point Break, nefes kesen çekimleri ve harika doğa manzaraları ile izleyiciye tam bir seyir zevki sunuyor.
İçerik
PEK YAKINDA: Cem Yılmaz'dan Türk Sinemasına Pek Naif Bir Armağan
Eşkıya, 90’lı yıllarda TV’nin yaygınlaşmasıyla beraber üretim ve seyirci açısından çöküş yaşayan Türk Sineması için bir dönüm noktasıdır.
İçerik
2012’DE TÜRKİYE SİNEMASI’NIN KARNESİ KIRIKLARLA DOLU!
Bu sabah bir haber okudum, neşem yerine geldi. Malum, yıl bitiyor herkes 2012’ye adisyon çıkarmakla meşgul, hatta bu yıl biraz abarttık mı ne?
İçerik
Popüler Sinema, Kristal Kayısı'nın nabzını tutuyor: 2.Gün
Malatya Film Festivali, Popüler Sinema yazarları için verimli geçtiği kadar okurları için de verimli geçecek... İlk günden itibaren yoğun bir programla devam eden festivalin eleştirilecek pekçok yanı olsa da pekçok artıya da sahip. Güzel bir film seçkisi ile izleyiciyi heveslendiren festivalin en büyük handikapı çok film ve az salon çelişkisi nedeniyle neredeyse her filmin bir defa gösterilmesi.
İçerik
Politik sinemanın hüznü!
Yazıma öncelikle Babamın Sesi’ni ikinci kere izlediğimi ve sonrasında filmin kafamda oluşan olumsuzlukları bir nebzede olsa giderdiğini söyleyerek başlamak istiyorum. Festivallerde yoğun film izleme bombardımanı halindeyken filmlere yeterince konsantre olamadığımı düşündüm Babamın Sesi’ni ikinci kere izlerken…
İçerik
Sinemayı Unutmak!
Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde perşembe gününü yazmak da bana düştü. Hepsi ilginç ve görece tuhaf 10 yarışma filminin tamamlandığı yağmurla karışık bu yorucu günün ardından otele döndüm, Porto Bello adlı bu emekli turist otelinde olmayan Almancamı geliştirmekten sakınarak ve adeta kaçarak, odama sığındım.
İçerik
Popüler Sinema yazarlarının Altın Portakal favorileri
Altın Portakal'ın günbegün nabzını tutan festivalin en dinamik ekibi, "Portakal"daki kendi favorilerini seçti.
İçerik
Popüler Sinema, Altın Portakal'ın nabzını tutuyor: 4.Gün
Adana’dan sonra Antalya macerasının ortasındayız. Dördüncü günü de yazmak bana kaldı.
İçerik
Popüler Sinema, Altın Portakal'ın nabzını tutuyor: 3.Gün
49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali bütün hızıyla devam ederken, festivalin, ulusal yarışma bölümü özelinde, geçen seneye oranla çok daha verimli geçtiğinin altını çizmek lazım.
İçerik
Popüler Sinema, Altın Portakal'ın nabzını tutuyor: 2.Gün
Altın Portakal Film Festivali’nde 2. Günü yaşıyoruz ve festival katalogu halâ çıkmış değil. Basın odasındaki bilgisayardan Altın Portakal’ın web sitesine girmeye çalışıyorum ama o da açılmıyor. Kırk dokuzuncusu düzenlenen bir festivalde, Türkiye’nin en köklü film festivalinde artık bu tip sorunlar yaşanmamalı.
İçerik
Popüler Sinema, Altın Portakal'ın nabzını tutuyor: 1.Gün
Bu yıl 49. Kez yapılan seneye 50. yıla giriş yapacak olan Uluslararası Antalya Film Festivali her zaman ki gibi bol onur ödülleriyle açıldı. Açılış her yıl kanıksadığımız üzere Cam Piramitte yapıldı. Birçok basın mensubu arkadaşım gibi ben de açılışı ekran başında izlemeyi düşünüyordum ama sonra kararımı değiştirdim ve salonda yerimi aldım. Ömür Gedik konseri ve ödüllerle devam eden gecenin konsepti genel olarak durağandı.
İçerik
Popüler Sinema, Altın Koza'nın nabzını tutuyor: 5.Gün
Adana Altın Koza Film Festivali'ni sırayla yazıyoruz, Murat Tolga Şen, Banu Bozdemir, Murat Kızılca, Serdar Akbıyık derken, yarışma filmlerinin gösteriminin tamamlandığı beşinci günü anlatmak da bana düştü. Ancak Serdar Akbıyık'ın düz anlatım yerine, neşeli ve esprili bir anlatım yolunu seçmesi, hevesimi kaçırdı. O maceradan maceraya koşarken, ben video gösterim odasında tamamladım koca günü... Şimdi ne anlatayım, loş bir odada, önümde bilgisayar, kaçırdığım filmleri izledim teker teker mi diyeyim, haylı sıkıcı, gayet bunaltıcı. Video izlemenin, sinemada olmaktan daha keyifli olduğu anlar, elbette var. Bazı sanat filmlerini hızlandırmak gibi, misal... Ancak 'Rüzgarlar' filmini hızlı hızlı geçmek de işe yaramadı, ben hızlandırdıkça sanki o, inadına yavaşlıyordu. Esnemekten çenem çıktı, harbiden beni aşıyordu bu film, donmuş kalmış gibiydi resmen sahneler...