İçerik
Sevenleri Ayırmayın!
Guillermo del Toro’nun yapımcısı olduğu Mama, ABD ile aynı tarihte ülkemizde de gösterime giriyor. Yönetmenliğini Andres Muschietti’nin yaptığı film, aynı yönetmenin 2008 tarihli aynı isimli kısasından uyarlandı.
İçerik
Maskesiz Süper Kahraman
Senaryosunu ünlü müzisyen Nick Cave’in yazdığı Kanunsuzlar, üç kardeşin Büyük Buhran olarak isimlendirilen 1930’lar Amerika’sında geçen hikâyesini anlatıyor.
İçerik
2012’DE TÜRKİYE SİNEMASI’NIN KARNESİ KIRIKLARLA DOLU!
Bu sabah bir haber okudum, neşem yerine geldi. Malum, yıl bitiyor herkes 2012’ye adisyon çıkarmakla meşgul, hatta bu yıl biraz abarttık mı ne?
İçerik
Efsane olmak kolay değil
Yüzüklerin Efendisi’nin başlangıç hikayesi Hobbit sonunda vizyonda. Muhteşem görsel efektler ve sinema tarihinin en iyi fantastik filminin öyküsünün başlangıcını kaçırmayın…
İçerik
Tepenin Ardı'na bakmazsanız aklınız kalır!
Bu yılın en başarılı yeli filmi etiketini başarıyla yapıştırdığım filmlerden biri oldu Tepenin Ardı. Zaten İstanbul Film Festivali'nde izlediğimde fazlasıyla etkilenmiştim.
İçerik
Açlığa Doymak
Bu hafta vizyona girecek olan Açlığa Doymak filmi sahneleriyle seyirciyi zorlayacak alt metinleriyle ise sinefillere bir sinema ziyafeti çekecek...
İçerik
‘Mal sahibi mülk sahibi hani bunun ilk sahibi’
Ruby Spark’tan sonra bu kadar yakın zamanlı bir yazarlık üzerine söyleyecek sözü olan bir film beklemiyordum doğrusu. Ruby Spark biraz fantastik bir açıdan bakıyordu yazarlığa, yazarın karakteriyle giriştiği kedi fare oyununa… Çalıntı Hayat / The Words biraz da fikir, eser hırsızlığı ve onun vicdanı üzerinden yokluyor seyirciyi…
İçerik
Film gibi kurtarma operasyonu!
İran sinemasıyla, sosyal hayatı ve yazarlarıyla her an markajımda olan bir ülke. Operasyon Argo’nun İran’la ilgili bir film olduğunu üstelik de Ben Affleck’in yönettiğini duyunca şaşırdım açıkçası.
İçerik
Malatya’da Şampiyonlar Ligi
Türk Sinema Festival yelpazesinin üç büyükleri İstanbul, Antalya ve Adana’nın ödüllü filmlerinin yarıştığı 3. Malatya Film Festivali sinemamızın Şampiyonlar Ligi gibiydi...
İçerik
Malatya, Einstein, Quvenzhané Wallis ve Diğerleri
3. Malatya Uluslararası Film Festivali gayet renkli geçiyor. Her biri ayrı ayrı anlatılmaya değer gezilerin yanına, daha önce görme fırsatı bulamadığım yabancı filmleri de eklersek, dört dörtlük bir festival geçirdiğimizi söyleyebilirim.
İçerik
Malatya, kayısıdan ibaret değil!
3. Malatya Uluslararası Film Festivali, kendi adıma resmen film gibi geçti, gezdim, tozdum, iliklerine dek bir kenti yaşadım. İstanbul, Adana ve Antalya'da da yarışan filmlerin hepsini izlemiştim, haliyle Malatya'nın, kayısıdan ibaret olmadığına ve Malatya Malatya bulunmaz eşin türküsünün doğruluğuna şahitlik etmek kaldı geriye...
İçerik
Malatya'da gezerken de film izliyor gibiyiz!
Bana göre her festivalin farklı bir dokusu var. Bu sene üçüncüsü yapılan Malatya Film Festivali yerli yapımlarda Antalya ve Adana'nın devamı misyonunu üstleniyor.
İçerik
Popüler Sinema, Kristal Kayısı'nın nabzını tutuyor: 2.Gün
Malatya Film Festivali, Popüler Sinema yazarları için verimli geçtiği kadar okurları için de verimli geçecek... İlk günden itibaren yoğun bir programla devam eden festivalin eleştirilecek pekçok yanı olsa da pekçok artıya da sahip. Güzel bir film seçkisi ile izleyiciyi heveslendiren festivalin en büyük handikapı çok film ve az salon çelişkisi nedeniyle neredeyse her filmin bir defa gösterilmesi.
İçerik
Tim Burton’dan korku harmanı!
Geçen haftalarda vizyona giren Paranorman’ın Tim Burton’ın tarzıyla ne kadar da aynı olduğunu yazmıştım. Frenkenweenie ile benzeşen yanları bir hayli fazla. Aynı ellerden çıkmanın haricinde iki animasyon da toplum dışına itilmiş çocuklar, korkuyla harmanlanmış hayatlarında hep ölülerle uğraşıyorlar. Birisi (Norman) gittikleri yerde ruhları rahat etmeyen ölülerle alakadardı, Frenkenweenie’de ise Victor ölüp giden çok sevdiği köpeğini tekrar geri getirme derdinde!
İçerik
Bond Batman’a Dönüşürse…
Dikkat: Okuyacağınız kritik bazı sürpriz bozanlar (spoiler) içerir. Bundan hoşlanmayan okurlarımızın önce filmi izlemesini tavsiye ederim.
İçerik
Politik sinemanın hüznü!
Yazıma öncelikle Babamın Sesi’ni ikinci kere izlediğimi ve sonrasında filmin kafamda oluşan olumsuzlukları bir nebzede olsa giderdiğini söyleyerek başlamak istiyorum. Festivallerde yoğun film izleme bombardımanı halindeyken filmlere yeterince konsantre olamadığımı düşündüm Babamın Sesi’ni ikinci kere izlerken…
İçerik
Epik roman beyazperdede
Neredeyse her köşe başında afişini gördüğümüz dev prodüksiyon Bulut Atlası bugün ve gelecek arasında bir bağ kuran epik romanın beyazperde uyarlaması. İnsanlık, varoluş ve yaşam üzerine karmaşık bir şeyler söylüyor ve final de kaçınılmaz olarak derin, puslu düşüncelere itiyor.
İçerik
İnsan her yerde ve her zaman insan
Fragmanıyla bile büyük sansasyon yaratan Bulut Atlası-Cloud Atlas bu hafta vizyonda. Birçok sinemaseveri hayalkırıklığına uğratsa da tam bir görsel şölen. Bayram tatili için doğru bir tercih…
İçerik
Hey Norman, Paranorman…
Paranorman elbette akla önce Paranormal Activity’i getiriyor ister istemez ama işin içine stop motion 3D girince nasıl bir etki yaratacağını merak ettim gerçekten de. Aslında bu tarz karanlık atmosfer içeren, küçükler için tasarlanmış gibi görünse de aslında büyükleri hedefleyen animasyonlara yabancı değiliz. Başımızda Tim Burton gibi stop-motion ustası olunca sağolsun bayağı bir şey gördük geçirdik. Mesela bayıldığım Ölü Gelin… Koralin ve Gizli Dünya’da aynı yolun yolcusu zira Lika adlı şirketin ürünü ikisi de. Yani Coralin ve Paramorman aynı şirketten çıkmış işler. O yüzden atmosfer hakimiyet ikisinde de yüksek ve benzer…