İçerik
Pixar, kontrol manyağı analar ve 'Cesur' kızlar...
Disney ve Pixar'ın ortaklığından, haliyle bir başyapıt bekleniyor, ancak "Cesur" (Brave), kült mertebesinden hayli uzak bir animasyon, gişede coşmaktan, popüler olmaktan, yani üstüne konuşmaktan da muaf, bir bakıma... Lakin...
İçerik
ATM: Acayip, Tuhaf ve Manidar
“Uyarısız Şiddet: ATM” filmiyle ilgi söyleyeceğim ilk şey, tek kelimeyle fiyasko olduğudur. Bu saçma sapan filmin, yola çıktığı gerilim ve korku türü ile her hangi bir alakası yok, bankamatik, paramatik vs. üzerinden zengin sınıfa ve kapitalizme giydirmeyi direkt hedeflemediği de malum... Üstelik senaryo facia, diyaloglar kötü, oyunculuklar dökülüyor, kurgu desen evlere şenlik ve nihayetinde berbat bir final. Vasatı bile tutturamayan, salt gişeyi düşünen, az maliyetle çok kazanayım diyen sıradan bir yapım bu, özetle. İzleyici deneme tahtası değildir ve yaptığı işe özenmeyen, seyirciye de asla saygı duymaz.
İçerik
Yeniden zıplıyoruz: Her belaya derman, Spider-Man…
Sam Raimi’nin giderek kan kaybeden Örümcek üçlemesinden sonra Peter Parker ve maskeli kişiliği Spider-Man bir kez daha gişede şansını deniyor. Aslına bakarsanız ben Raimi’nin çektiği Örümcek Adam filmlerinden pek hazzetmem.
İçerik
Lübnan’dan Vizontele Manzaraları
Nadine Labaki’nin adını Karamel (2008) adlı filmiyle tanımıştık. Lübnanlı yönetmen, bir arkadaşıyla birlikte yazdığı filmde başrollerden birini de üstlenmişti. On parmağında on marifet olan Labaki daha ilk filmiyle Cannes’da boy göstermiş ve çok da beğenilmişti (her açıdan beğenilmişti çünkü Labaki çok da çekici bir kadın).
İçerik
Bir kemancının ölüme yatması
Sevmeden evlendirildiği karısı tarafından kemanı kırılan ve hayata küsen bir keman virtüözünün ölümü çağırdığı son bir haftasını anlatan sıradışı, esprili ve melankolik bir film Azrail’i Beklerken. Senaryo yazarı ve yönetmenleri Persepolis ile dünyaca ünlenen Marjane Satrapi ve Vincent Parannaud. Azrail’i Beklerken, Persepolis kadar politik bir film olmasa da arka planda İran’ı resmederek Satrapi’nin siyasi duruşunu devam ettiriyor.
İçerik
Pamuk Prenses halk kahramanı olursa!
Konu sıkıntısından mıdır nedir bilinmez eski masallar önümüzde değişik versiyonlarda diziliyor. Geçen senenin filmi Kız ve Kurt, Kırmızı Başlıklı Kız denkleminden yola çıkan ama bambaşka yollara sapan bir filmdi. Beni asıl heyecanlandıran bu sene başlarında vizyona giren Tarsem Singh imzalı Pamuk Prenses’in Maceraları: Ayna Ayna Söyle Bana / Mirror Mirror’dı.
İçerik
Monica bile zamanı durduramıyor
Yakıcı Bir Yaz vizyona girdi. Filmin kadrosuna bakınca çok şeyler beklediğim bir yapımdı. Ama ne yazık ki beni hayalkırıklığına uğrattı. Bunun iki sebebi var birincisi yönetmenin bakış açısı, diğeri ise zamanın acımasızlığı. Ne olursak olalım. Durduramadığımız veya çaresini bulamadığımız en büyük şey zamanın sürekli akıyor olması ve insanın üstündeki etkisi.
İçerik
Zamanla sınırlandırılamayan animasyon başyapıtı!
'En İyi Film' dalında Oscar'a aday gösterilen ilk animasyon... Ayrıca, 'ses', 'müzik' ve üç şarkısıyla ayrı ayrı 'en iyi şarkı' adaylıkları olan; Alan Menken besteleriyle 'müzik' ve yine Menken ile Howard Ashman (40 yaşında öldü ve ödülünü göremedi) ortak çalışması "Beauty and the Beast" adlı parçayla da 'şarkı' olmak üzere iki Oscar kazanan film...
İçerik
Her seyirciye göre kahramanımız mevcuttur!
Dünyanın, 'Marvel evreni'nde karşı karşıya kaldığı yeni tehlike şu: Evrendeki dünyaya uzak Asgard'ın gururlu prensi / savaşçısı, olağanüstü güce sahip çekiciyle dolaşan Thor'un (Chris Hemsworth) üvey kardeşi Loki (Tom Hiddleston), insan denilen türün kendi önünde eğilmesini sağlamak için planını uygulamaya başlayacak...
İçerik
Sürüsüne bereket süper kahramanlar ordusu
Yenilmezler – The Avengers sonunda vizyona giriyor. Geçen hafta ABD’de gişe rekoru kırarak vizyon macerasına başlayan Marvel’in süper kahraman ordusu The Avengers tam bir şölen...
İçerik
Tepenin Ardı'nda 'düşman' var!
Memleket sineması bizi hüsrana uğratarak başlamıştı 2012'ye, hatta geçen yıl Altın Koza ve Altın Portakal'da arka arkaya birbirinden kötü yerli işi filmler izleyince, projeler çoğalıyor, kalite ise giderek azalıyor diyerek kendi aramızda konuşmaya bile başlamıştık. Tam umudumu yitirirken, İstanbul Film Festivali hızır gibi yetişti resmen...
İçerik
İskandinav Polisiyelerinde Hayat Var! “Kaçırmamanız Gereken 3 Film”
Sinemacıların ve dizi yapımcılarının İskandinav romanlarına ve yazarlarına büyük bir hayranlıkları var. Yazılan hikayelerin kesinlikle okuyucu veya seyirciyi kendine bağlayan bir sihiri olduğuna inanıyorum.
İçerik
SİNEMANIN EN İYİ KATİL HAYVAN FİLMLERİ
Vahşi hayvanlar üzerine yapılmış bu tarz filmleri sevenler için gerçekten güzel bir liste oluşturduk. Artık size de bu filmleri bulup izlemek kalıyor.
İçerik
Kahramanın benim!
Çizgiden çıkıp, beyazperdede soluklanacak olan kahramanlarımız ile ilgili haberleri alır almaz, cebimizdekilere bir göz atalım istedik.
İçerik
Romantik-komediye alternatif yaklaşım
“Mükemmel Plan”ın vizyona girmesiyle birlikte bağımsız sinemadaki romantik-komedi şablonuna bakış attım.
İçerik
Parodi Filmleri: Filmleri otopsiye yatırmanın ‘komedi’cesi
Belli bir şablonu, türü ve formülü ti’ye almak inşa edilen, bütün amacını da bu omurga doğrultusunda tanımlayan bir alt tür. Parodi filmleri, komedinin bir kolu olarak sinemada yıllardır ‘dönemi’ne ve kuşağına göre ivmeler değiştirerek yoluna devam etmiştir.
İçerik
80’ler aksiyon sineması: Kaslı adamlar ve kocaman silahları!
Peşpeşe gösterime giren filmlerden anlıyoruz ki Hollywood 80’ler aksiyon filmlerinin ruhunu ısrarla çağırmakta… Demokratların ülkeyi yönettiği bir sırada yapılan bu hareketin politik tepkiselliğinden dem vurulabilir elbette ama tüm bu cehennem ateşinin sorumlusu “kas adamların” beyazperdede salına salına dolaştığı 80’leri hatırlamak çok daha keyifli bir yolculuk olacaktır.
İçerik
Batman'in "Bad Men"leri
"Kara Şövalye Yükseliyor" filmi tüm dünyayı kasıp kavururken, "Batman" in belalı düşmanlarından en zorlu beş tanesini sizler için seçtik...
İçerik
Sinemanın Eşcinsel Yüzü
Eşcinselliği anlatan filmler ister gerçek hayattan uyarlansın ister kurmaca olsun, toplumsal baskının hedefinde olan, onun zorluğunu ve baskısını yaşayan kişi ve kişileri konu alıyor çoklukla. Beyazperdenin bu konuda engin bir deniz olduğunu o yüzden her filme ‘pembe ışık’ yakamadığımızı baştan söyleyelim…