İçerik
Collide / Otoban
Hızlı ve Öfkeli serisinde sıkça karşılaştığımız patlayan ve takla atan arabaların enkazından çiziksiz ve kansız çıkabilme yeteneği bu filmde de bolca mevcut. Casey, dakika başı araba parçalıyor ondan ona biniyor, kaçıyor ve kurşunlara asla hedef olmuyor. Aptalca gözüken fazlasıyla sahne mevcut, fakat bu sahneler filmin seyir zevkini köreltmiyor, sadece filmi sıradan ve eğlenceli bir hale dönüştürüyor.
İçerik
T2 Trainspotting
Yine uyuşturucu “kafası”nı çağrıştıran müzikler ve renklerle, estetik görüntüler çıkıyor ortaya. Fakat hikaye ilki kadar cesur ve sağlam değil doğrusu. Bu kez sanki, evet uyuşturucu bizi ne hale getirdi, gördünüz mü, kaç yaşımıza geldik, bir baltaya sap olamadık, gibi bir altmetin okumak mümkün.
İçerik
"Snowden" / Sam Amca Bizi İzliyor
Snowden, gerçek bir olayı anlatmaktan çok kişi odaklı ilerleyerek izleyicinin ana kahramanla özdeşleşmesini sağlamaya çalışıyor. Ama asıl mesele olan “bizi izleyen Sam Amca” konusunda çok etkileyici olmayı başaramıyor. Ayrıca başkanlığı bitmek üzere olan Obama’nın, düşündüğümüz kadar güvenilir, demokratik ve özgürlükçü olmadığını söyleyebilmek pek de cesaret istemez herhalde.
İçerik
"Anthropoid" / Savaşın “insanımsı” bir tarafı yoktur
Yaşanmış olayları sinemaya uyarlama bir yerde tarihi sorumluluğu olan bir işe dönüşebiliyor. Sean Ellis bu sorumluluğun bilincinde görünüyor. Fakat yine de hikâyesini fazla suya sabuna dokunmadan anlatmayı tercih ediyor.
İçerik
"Snowden" / United States of Roughneck!
Film boyunca ABD'nin kirli çamaşırlarının ortaya dökülüşünü izlerken bir yandan da medyanın sahte yüzünü, fırsatçılığını da tanıklıklarımız arasına ekliyoruz. Ama asıl mevzu Obama'nın coşkuyla başkanlığa gelişinin ardından yıllar içinde nasıl bir hayal kırıklığına dönüştüğünün mesajını da alttan alta yiyoruz Oliver Stone'un bakış açısıyla.
İçerik
"Incarnate" - Şeytanın Oğlu
Film, çok güzel bir konuyu anlatmak istemesine rağmen, ne yazık ki genelinde tek mekanda sıkışıp kalmasından ve karakterlerin vasatlığından dolayı yarı pişmiş bir şekilde duruyor. Inception ve Exorcist gibi iki büyük yapımın temellerini sırtında taşıyan Incarnate (Şeytanın Oğlu), Brad Peyton’ın elinde maalesef yarım yamalak kalmış.
İçerik
"Zuzula" – Cin Kovanına Çomak Sokmak
Filmde yer alan oyunculuklar da başarısız ve yapay. Filmde yer alan karakterlerin tepkileri olması gereken doğal refleks ve davranışlardan fazlaca uzak. Normal hayattaki insanların vereceği doğal tepkilerin yoksunluğu ile oyunculukların ekstra yapaylığı birleşince film izleyiciyi kendinden bir hayli uzaklaştırıyor.
İçerik
"Tereddüt"süz yılın en iyilerinden!
Bu yıl Altın Portakal'da önemli başarılarla dönen, usta yönetmen Yeşim Ustaoğlu'nun "Tereddüt" filmi vizyona giriyor.
İçerik
"Allied" - Müttefik
Marion Cotillard beklentileri karşılayan, başarılı ve ikna edici bir performans -özellikle ana dilinde geçen sahnelerde- sergilese bile, Brad Pitt görmeye pek de alışkın olmadığımız ve hatta oldukça üzücü bir tutuklukla tamamlıyor bütün filmi. Bazen oyuncunun bütün sahnelerinin bir dublöre mi oynatıldığını düşündürtüyor.
İçerik
I Am Not A Serial Killer - Ben Katil Değilim
Hâlihazırda bir ergenin davranışlarını yeterince analiz etmeden bir de üstüne yine araştırma gerektiren psikolojik bir olguyu - sosyopatlık- eklemek altından kalkması oldukça güç bir durum ve ne yazık ki yönetmen ve senaristler bu yükün altında ezilmiş.
İçerik
ZOOTOPIA - Zootropolis: Hayvanlar Şehri
Film,Kahkahalarla güleceğiniz zeki ve güncel esprilerin yanı sıra “şiddete ve sana benzemeyeni ötekileştirmeye son ver” mesajını hayli yerinde kullanan sağlam bir senaryoya sahip
İçerik
THE LIVES OF OTHERS – Başkalarının Hayatı
Film, ne kadar siyasi bir taşlama amacı taşımasa da aslında çok önemli bir meseleye parmak basmaktan geri kalmıyor. Sosyalizm dönemindeki demokratik bir Almanya’yı konu edinen Das Leben der Anderen, Nazizm’in hala etkisinden çıkamamış ve sert politik çizgisini devam ettirmektedir.
İçerik
THE HUNDRED-FOOT JOURNEY - Aşk Tarifi
The Hundred-Foot Journey (Aşk Tarifi)’de genç oyuncuların yanında yetişkinlerin yani Helen Mirren ve Om Puri’nin mükemmel oyunculuklarının filme olan katkıları çok fazla. Karakterlerin özenle seçilip tam yerine oturtulmuş olması da, yönetmenin Chocolat filmindeki Juliette Binoche ve Alfred Molina nın performanlarını andırıyor.
İçerik
WOLF TOTEM - Kurdun Uyanışı
Doğanın düzenine bir defa çomak sokulduğunda geri dönüşü olmayan sonuçları olacağını anlatan film aynı zamanda insanın acımasızlığını, tıpkı virüs gibi habitatında var olan tüm canlılara zarar verdiği gerçeğini, yozlaşmış devlet adamlarını ve nihayetinde sömürüye dayalı düzeni irdeler
İçerik
JUST ANOTHER LOVE STORY-Başka bir aşk hikayesi
Filmin anlatıcı faktörünü göz önünde bulundurduğumuzda, klasik kara filmler havasında başlayan Just Another Love Story’in, karakterleri tanıma aşamasında modern dünyanın dayattığı rolleri oynamak zorunda kaldığımız yeni kara filmleri (neo noir) de hatırlattığını görüyoruz.
İçerik
SPOTLIGHT - Gazetecilik Dersi
Tam bir gazetecilik dersi veren Spotlight, izleyicinin olaya basın tarafından bakmasını sağlıyor.
İçerik
"Back In Time"... Gelecek geldi!
Tüm dünyada milyonlarca hayran kitlesine ulaşmış "Back To The Future"ın yapım aşamalarını, film ekibinin yaşadığı zorlukları, Bob Zemeckis ve Bob Gale’in suratına kapanan kapıları, nihayetinde bir tutkunun hikayesinin anlatıldığı “Back In Time” belgeseli Amerika’dan sonra İstanbul Modern ve Back To The Future Fan sayfası işbirliğiyle Türkiye’de de özel bir gösterime imza attı.
İçerik
ABLUKA - "Yeni Türkiye" Distopyası
Filmi izlerken, elbet Dünya sinemasında ve hatta daha ziyade edebiyatında örneklerine çok rastladığımız ‘’distopik yapıtlar’’ birer birer önümüzden geçiyor. Ara ara ‘’Brazil’’ ve ‘’Fahrenheit 451’’e de uğruyor tabi film. Bu hususta da filmde daha birçok sürprizin (yine Türkiye yelpazesinde) olduğunu hatırlatalım.