İçerik
Kong: Skull Island / Kong: Kafatası Adası
Güzel müzikler eşliğinde seyir keyfi yüksek olan ve seyircinin beklentilerini tatmin eden Kong: Skull Island, finalde yer alan ve uzun süren bir boss fight/kapışma sahnesi ile de göz dolduruyor.
İçerik
John Wick: Chapter 2 / Katıksız Bir Aksiyon
Uzun aksiyon sahneleri ise şiddet ve kaostan uzak tutulan Continental Oteli ile bölünerek hem izleyicinin hem de John Wick’in soluklanmasına olanak sağlıyor. Özellikle seçilen mekanlar görsel olarak çok etkileyici.
İçerik
Rogue One: A Star Wars Story - Rogue One: Bir Star Wars Hikayesi
Rogue One, adeta tanımadığımız karakterler ile orijinal Star Wars ruhunun güzelce harmanlanmasından oluşturulan bir ana yemek olarak önümüze çıkıyor. Yanında eski üçlemenin nostaljik sosları da var. Yemeğin sonuna doğru ise, tepemizden bir Empire Strikes Back rüzgarı da esmiyor değil hani.
İçerik
BLOOD FATHER - Kan Bağı
Başta da belirttiğim gibi aslında oldukça standart bir film Blood Father. Mel Gibson olmasa ATV ya da Show TV'de gece yarısı gösterilmeye başlanan vasat aksiyon filmlerine oldukça yakın.
İçerik
MECHANIC RESURRECTION- Suikast
Mechanic: Resurrection, ilk sahnelerde; plajda, gökte ve herhangi güzel yerde çok can alıcı görünüyor. Filmi sinematografik açıdan bu hale getiren Alman görüntü yönetmeni Daniel Gottschalk, işini layıkıyla gerçekleştirmiş. Aslında filmin gidişatını ve senaryosunu aslında görüntü kurtarmış.
İçerik
JASON BOURNE - Bourne geri mi dönüyor, yoksa pazarlama taktiğine kurban mı gidiyor?
The Bourne Legacy ile ortaya çıkan endişeler, Jason Bourne’da da kendini gösterdi. Evet serinin hayranları bir yandan Matt Damon’ın Bourne’u ile hasret giderecekleri için heyecan duydular fakat her devam filminde yaşanılan, ismin kullanım amacının yalnızca ekonomik kaygılar taşıması ihtimali de büyük bir soru işareti oluşturdu.
İçerik
PRECIOUS CARGO - Özel Kargo
Bruce Willis’in adının bir aksiyon filminde geçmesi bile hala beklentilerin yükselmesine sebep olan bir unsur. Precious Cargo’da, hikayenin kötü adamı olarak senaryo gidişatında filmi güzel yapan bir öge olmaktan uzak olsa dahi, donuk bakışları ve karizmasıyla bile filme bir hava katıyor usta oyuncu.
İçerik
THE NICE GUYS - İyi Adamlar
Yönetmenin 1970’leri resmederken tercih ettiği Retro dokusu, renkler, yarattığı atmosferler filmi en eğlenceli kılan kısım. Epey uzun süren ev partisi sahnesi sırf renkliliğiyle bile göz boyuyor, kaldı ki aksiyon da, mizah da o sahnelerde dorukta.
İçerik
EVERLY - İntikam Kapanı
Kamera açıları sayesinde dar alanlarda geçen hızlı ve tempolu çatışma sahnelerini rahatlıkla izlettiren Everly, bir yandan da kara-komedi filmi şeklindeki itinalı yazılmış diyalogları sayesinde oldukça eğlendiriyor.
İçerik
LONDON HAS FALLEN - Kod Adı: Londra
Gerard Butler’ın iyi performansı, güzel koruma taktikleri ve görsel olarak çok iyi çekimlerin yer aldığı çatışma sahneleri sayesinde film artı puanları topluyor.
İçerik
THE LAST WITCH HUNTER - Son Cadı Avcısı
Kültür bakanlığından destek almış gibi sarıldığı pahalı yıldızların da kurtaramadığı The Last Witch Hunter, baştan sona tahmin edilebilir şekilde ilerliyor ve son buluyor.
İçerik
Aksiyon bu filmde
Yaşlanan ama eskimeyen aksiyon filmleri yıldızları Cehennem Melekleri 2 ile karşımızda. İkinci filmde yönetmen koltuğuna Sylvester Stallone yerine Simon West otururken, senaryoda Dave Callaham ve Sylvester Stallone’nin imzası var. Kadrosunda Arnold Schwarzenegger, Jean-Claude Van Damme, Chuck Norris, Terry Crews, Mickey Rourke, Dolph Lundgren gibi aksiyon sinemasının gözde yıldızlarını da barındıran bu bol aksiyon ve kanlı intikam hikâyesi, Amerika ile aynı anda ülkemizde de vizyona girdi.
İçerik
Aksiyon severler için...
Polis Vincent (Tomer Sisley) ve arkadaşı ,uyuşturucu satıcılarından yüklü miktarda kokain çalıyor ama işler ters gidiyor. Uyuşturucu satıcılarından biri paçayı kurtarıyor, üstelik Vincent ve arkadaşını tanımış olma ihtimali de yüksek. Bir de buna Vincent’ın arbede sırasında bıçak yarası aldığını ekleyin. Kısa süre sonra Vincent ve arkadaşının korktuğu başlarına geliyor.
İçerik
Kafası karışmış bir aksiyon
Aksiyon dünyasında belirli isimler belirli kalıplarla yaşar ve ünlenirler. Mesela Sylvester Stallone Rocky ve Rambo karakteriyle, Arnold Schwaznegger Terminatör’le, Clint Eastwood son dönem filmlerine rağmen Kirli Harry’le yaşarlar zihnimizde.
İçerik
İşçi mahallesinde aksiyon ve güldürü
1978 doğumlu Katherine Heigl, "Grey's Anatomy" dizisindeki başarısı bir yana, asıl, Judd Apatow filmi "Kaza Kurşunu "ndaki (Knocked Up)rolüyle, aynı karakterin, nasıl sempatik ve seksapel, hem komik ve hem hüzünlü, hem deli dolu ve hem de saf olabileceğini, tüm bu özellikleri ne denli sorunsuzca kombine edebileceğini gösterdi. Belki çok ayrıksı karakterler için uygun değil ancak mükemmel bir çekicilikle, kendine uygun yazılmış hikâyeleri sırtlayıp götürebiliyor.
İçerik
Küçük çaplı ama iyi bir aksiyon
Son Vurgun gibi filmler insanı kararsızlığa sürüklüyor. Oyuncularının performansı, senaryosu, kurgusu iyi bir film Son Vurgun. Üstelik aslında hacmi de küçük değil. Filmin çekimleri ve harcanan para belirli bir kaliteyi tutturmak için belli ki yeterli. Bütün bunlara rağmen beni tam anlamıyla kavrayabildiğini söyleyemeyeceğim.
İçerik
2014'ün izlenmesi gereken 6 aksiyon filmi!
2014'ün izlenmesi gereken 6 aksiyon filmini sizin için seçtik.
İçerik
80’ler aksiyon sineması: Kaslı adamlar ve kocaman silahları!
Peşpeşe gösterime giren filmlerden anlıyoruz ki Hollywood 80’ler aksiyon filmlerinin ruhunu ısrarla çağırmakta… Demokratların ülkeyi yönettiği bir sırada yapılan bu hareketin politik tepkiselliğinden dem vurulabilir elbette ama tüm bu cehennem ateşinin sorumlusu “kas adamların” beyazperdede salına salına dolaştığı 80’leri hatırlamak çok daha keyifli bir yolculuk olacaktır.
İçerik
Aksiyon filmi çekebiliyor muyuz yoksa dekmancılık mı oynuyoruz?
Aksiyon filmleri sinemanın zanaatının öne çıktığı yapımlardır. Bu türün ihtiyacı olan teknik imkanlara henüz sahip olan sinemamızda bu tür örneklere rastlamak geçtiğimiz yıllarda pek mümkün değildi. Elbette Yeşilçam zamanlarından gelen imkansızlıklar içinde çekilmiş filmler vardır, hatta Cüneyt Arkın gibi bir aksiyon yıldızımız bile var ama elde tabanca, “vur, kır, dök”ten öteye gidemeyen, bir aksiyon filminin gerçek gerekliliklerini yerine getiremeyen işlerdi bunlar…
Film
Spartacus: Blood and Sand
Dizi tarihsel bir karakter olan Trakyalı asker Spartacus'ün köle olmasını ve bir gladyatöre dönüşümünü anlatmaktadır. Dizinin kaynağı Howard Fast'ın aynı isimde yazdığı kitaptır. Hikâye Milattan Önce 73-71 yıllarında Roma Cumhuriyeti'nde geçmektedir.
Trakyalı bir asker olan Spartacus sürekli baskısı altında kaldıkları Roma Cumhuriyeti ile birlikte Getaelar'a karşı savaşmak için Roma ordusuna katılır. İlk çarpışmadan sonra Spartacus doğuya doğru çekilen Getae ordusunu takip etmek yerine Karadeniz'e gitme emri veren Gaius Claudius Glaber'a karşı gelir ve köyüne gitmeye karar verir. Köyüne yaklaştığında Getaelar'ın orayı mahvettiğini görür ancak karısı kurtulmuştur. Geceyi bir mağarada karısıyla geçiren Spartacus'u sabah Roma ordusu bulur. Glaber, Spartacus'u köle olarak alır ve karısını da Suriyeli bir tüccara satar. Spartacus daha sonra Ludus'a (Batiatus'un gladyatör okulu) girer ve karısını bulmak için savaşmaya başlar.