İçerik
Kalandar Soğuğu: Dört Mevsimli bir Karadeniz esintisi
“Kalandar Soğuğu” festivallerden aldığı övgüyü kesinlikle vizyonda da hak ediyor. Son zamanların gelmiş geçmiş en başarılı sinematografisine sahip.
İçerik
El Değmemiş Aşk – Aşkın komik bocalaması
“Siz hiç âşık oldunuz mu? Gözlerinin içine bakıp seni çok seviyorum dediniz mi? Peki ya siz hiç aldatıldınız mı?”
İçerik
Azem 4- Alacakaranlık – Büyünün Diyeti Er Geç Ödenir
Filmin hikayesi yaratıcı olacakken senaryonun zayıflığı ve gereksiz birçok sahnenin bulunması, filmi izleyici açısından sıkıcı bir hale getiriyor. Hatırlatmaya yönelik kısa olarak geçiştirilmesi gereken sahneler gereksizce uzun uzun ve tekrar tekrar gösteriliyor.
İçerik
VIRAL - Kanlı bir parazit meselesi
Viral’de türler arası geçişler gözlemlemek mümkün. Başlangıcında romantik-dram ya da romantik-komedi türünde devam edecek bir gençlik filmi izlenimi oluşturuyor izleyicide. Fakat virüsün yayılmasıyla korku-gerilim ve biraz da bilim kurgu türüne yumuşak bir geçiş yapılıyor.
İçerik
Ghostbusters (Hayalet Avcıları)
Kadın yıkım ekibi olan Hayalet Avcılarımız, hayaletleri bir bir yıkma çabasındayken birlikten büyük bir kuvvet doğabileceğini bizlere en iyi şekilde gösteriyorlar. Hem de cenaze arabası stilindeki bir çok nükleerin bulunduğu o süper araçlarıyla. Senaryonun gidişatı, bu anlamda başarıya sahip.
İçerik
The Shallows - Karanlık Sular
Köpek balığına karşı tek başına hayatta kalma mücadelesi veren bir kadını anlatan The Shallows, maalesef türe yeni bir şey katamıyor. Ama doğadan aldığı gücü iyi kullanıyor.
İçerik
Equals - Aşk Uğruna
Bizi filmdeki Eşitler gibi ruhsuz-duygusuz hissettirenin mekan kurgusu, beyaz neon ışıklar vs. mi yoksa filmin yüzeyselliği ve zayıflığı mı olduğunu söylemek güç.
İçerik
Where to Invade Next - Şimdi Nereyi İşgal Edelim?
Where to Invade Next filminde İtalya, Fransa, Almanya, Finlandiya, İzlanda gibi belirli bir refah seviyesine ulaşmış Avrupa ülkelerine ağırlık verilse de Tunus’a da giderek kendi içinde dengeli bir tutum sergilemeyi başarıyor. Ama tahmin edileceği üzere Michael Moore’un Türkiye’den çalabileceği bir sistem yok maalesef.
İçerik
SEKERAT: SON – Kapı kimin için çalıyor?
Film hayalet ve lanetli evi korku unsuru olarak kullanarak ilerlerken, oldukça iyi tasarlanmış bir gerilim atmosferi de aynı paralellikte yer alan Seda ve kocası arasında yaşanıyor. Bu gelgitlerin paralel yansıması oldukça başarılı ve filmin psikolojik derinliğini de destekliyor.
İçerik
THE LIVES OF OTHERS – Başkalarının Hayatı
Film, ne kadar siyasi bir taşlama amacı taşımasa da aslında çok önemli bir meseleye parmak basmaktan geri kalmıyor. Sosyalizm dönemindeki demokratik bir Almanya’yı konu edinen Das Leben der Anderen, Nazizm’in hala etkisinden çıkamamış ve sert politik çizgisini devam ettirmektedir.
İçerik
X-MEN APOCALYPSE - Başlangıcın Sonu
Usual Suspects ve X-Men’in önceki serilerinden tanıdığımız Bryan Singer, Days of Future Past’ta olduğu gibi yönetmen ve yapımcı koltuğunda. Aynı zamanda senaryonun da yaratımına katkıda bulunan Singer’in son filmi, olay örgüsü ve karakter gelişimleri açısından çok yüzeysel ve tahmin edilebilir.
İçerik
Alamet-i Kıyamet - 1999 yılına bir de böyle bakın!
Hristiyan ve İslam inançlarında yer alan kıyamet alametlerinden yola çıkan film, 1999 yılında geçmekte. 99 İstanbul depreminden güneş tutulmasına değin o yıl yaşanan birçok doğa olayı da filmin içerisine ustalıkla yerleştirilmiş. Bu olayların bir kısmı televizyon haberi olarak verilirken, bir kısmı görsel olarak verildiğinden çok daha etkileyici ve gerçekçi bir film ortaya çıkmış.
İçerik
ANA YURDU - Gereksiz kutsallaştırmalardan kaçının diyen, cesur bir film!
Kadının cinselliği de aslında filmin çok önemli bir konusu, bu anlamda da cesur sahneler mevcut. Son kertede meselesi olan ve bunu korkusuzca dile getirirken sinematografi anlamında da sınıfta kalmayan, olgun bir ilk film var karşımızda.
İçerik
QUEEN OF THE DESERT - Çöl Kraliçesi
Herzog’un şiirsel anlatımı filmin her yerine sinmiş durumda. Çölün uçsuz bucaklığı, beklenmedik sürprizlere gebe atmosferi ile izleyeni masalsı bir anlatımın içine çekiyor.
İçerik
NATURAL BORN KILLERS - Katil Doğanlar
Andy Warhol’un ‘’Herkes bir gün 15 dakikalığına ünlü olacak’’ sözünü akıllara getiren film, televizyonun hayatımızdaki yerini ve bizi ne kadar etkilediğini çarpıcı şekilde gözler önüne seriyor.
İçerik
JOURNEY TO BROADWAY Müzikali İzlenimleri / Röportaj
Her zaman usta oyuncuların yer aldığı oyunları izlemek değil de, arada bir böyle yarı profesyonel diyebileceğimiz yetenekli gençlerin oyunlarını, gösterilerini izlemek ve onlara da bir şans vermek gerektiğini düşünüyorum.
İçerik
RODINNY FILM/FAMILY FILM - Yapısı bozulmuş, kutsallığı yitmiş bir Orta Avrupa ailesi tablosu
Prag doğumlu Slovak yönetmen Olmo Omerzu’nun filmi, Avrupa sanat sineması tanımına cuk diye oturan, bunu güzel temsil eden bir matematikte ilerliyor.
İçerik
DE PALMA - Her Türün Adamı Brian De Palma
Çektiği ilk kısa metraj filmden son filmi Passion (Öldüren Tutku, 2012)’a kadar bütün çalışmaları hakkındaki detayları, yönetmenin kendisinden dinlemek, izleyicide otobiyografik ve daha gerçekçi bir tat bırakıyor.