İçerik
Sen Sağ Ben Selamet – Yol komedisinden beklentiler
Sen Sağ Ben Selamet, bir çok komedi işinde gördüğümüz oyuncuları bir araya getirerek, çıtasını yükseğe koyar nitelikle, ama maalesef çıtanın çok ama çok altında kalmış durumda
İçerik
Tereddüt - Yolculuk, önce içeriye, sonra dışarıya doğru.
Kadın cinselliğinin toplumsal ve psikolojik etmenlerini masaya yatırmak gibi bir dert edinmişken yönetmen bunu sergilemeden anlatmayı da pekala tercih edebilirdi fakat aksine gerçekten de cüretkar davranmış ve uzun planlar boyunca sevişme sahneleri katmış filme. Açıkçası uzun zamandır bu kadar estetik sevişme sahneleri izlememiştik özellikle de Türk sinemasında. T
İçerik
Sen Benim Herşeyimsin – Aile olabilmek bu kadar zor mu?
Genel olarak absürt durum komedileri ve dramlarıyla izlediğimiz Tolga Çevik’in kızını ve oğlunu oynatması da film için büyük bir artı olmuş. Kızı Tuna Çevik’in şahane performansı zaten filmi alıp götürmüş
İçerik
İkinci Şans - Hayatta ikinci şansı hak eden herkese merhaba
“İkinci Şans, hayattan ikinci bir şans isteyenlere güzel bir yardım; bir yandan da romantik komediye doymak isteyenlere güzel bir öneri…”
İçerik
Albüm - Bizden hayatların durgun ve mizahi halleri
“Albüm, aslında bir bakıma Türkiye panoramasını gözler önüne seriyor ve bunu kara mizah yoluyla bir aile üzerinden ele alıyor. Şahane oyunculuklar, muhteşem bir senaryo…”
İçerik
Ekşi Elmalar - Vizontele tadında sarsıcı bir film
“Ancak bugünü hayal edecek kadar aklı olanlar, yarının sahibi olamazlar !”
İçerik
ÇOK UZAK FAZLA YAKIN - Hayatta ve Aşkta Mesafelerin Önceliği
Bir insan bir insana çok uzak ama fazla yakın nasıl olur? Aşk bir birliktelik ama bir yandan da iki insanı bu kadar uzağa atabilir mi? En önemlisi bütün duyguların hâkimi olarak varsaydığımız aşk galip gelebilir mi? “Çok Uzak Fazla Yakın” a çok uzak değiliz, hikâyesiyle baya yakınız…
İçerik
Kalandar Soğuğu: Dört Mevsimli bir Karadeniz esintisi
“Kalandar Soğuğu” festivallerden aldığı övgüyü kesinlikle vizyonda da hak ediyor. Son zamanların gelmiş geçmiş en başarılı sinematografisine sahip.
İçerik
El Değmemiş Aşk – Aşkın komik bocalaması
“Siz hiç âşık oldunuz mu? Gözlerinin içine bakıp seni çok seviyorum dediniz mi? Peki ya siz hiç aldatıldınız mı?”
İçerik
MUNA – Birbirine uzanan yardım elleri
“Şimdi beni iyi dinle… Ben saklan dediğimde saklanacaksın… Sakın sesini çıkarma. Kimse seni bulamasın. Saklan!”
İçerik
VE PANAYIR KÖYDEN GİDER- Taşradaki sessiz çığlık
Ve Panayır Köyden Gider’de zamanı, mekânı unutuyorsunuz adeta. Bomboş bir köy, ahaliden başka kimse yok, yabancıların yavaş yavaş gelmesi bu bomboş rutubetli havayı bozacak mı,muamma..
İçerik
SEKERAT: SON – Kapı kimin için çalıyor?
Film hayalet ve lanetli evi korku unsuru olarak kullanarak ilerlerken, oldukça iyi tasarlanmış bir gerilim atmosferi de aynı paralellikte yer alan Seda ve kocası arasında yaşanıyor. Bu gelgitlerin paralel yansıması oldukça başarılı ve filmin psikolojik derinliğini de destekliyor.
İçerik
ANA YURDU - Gereksiz kutsallaştırmalardan kaçının diyen, cesur bir film!
Kadının cinselliği de aslında filmin çok önemli bir konusu, bu anlamda da cesur sahneler mevcut. Son kertede meselesi olan ve bunu korkusuzca dile getirirken sinematografi anlamında da sınıfta kalmayan, olgun bir ilk film var karşımızda.
İçerik
KOR - Gözle görülmeyen yangınlar
Evet, Demirkubuz, sinema yapmak açısından bakıldığında, teknik olarak, görsel olarak kendimi, filmlerimi geliştireyim, renkle oynayayım, yeni açılar deneyeyim, farklı atmosferler kurgulayayım, kalıbımın dışına çıkayım, insanları şaşırtayım, deneysel bir durum yaratayım derdinde bir yönetmen değil.
İçerik
ANNEMİN YARASI - Savaşın Bedelini Çocuklar Öder
Annemin Yarası filminde hikâyenin geçtiği toprakların, günümüzde bile zaman 90’lı yıllarda durmuş gibi göründüğü için, zamansızlık hissi izleyiciye çok iyi geçiyor.
İçerik
SENARİST - Orwell'den Matrix'e
Filmin siyasi alt metinleri George Orwell'in 1984'ünden izler taşırken yarıya geldikten sonra Matrix'e göz kırparak ilerlemeye başlıyor.
İçerik
DELİBAL - Aşk satar
Senaryo klişe de olsa, yakışıklı bir jön ve güzel bir kadınla aşk filmi her zaman satar. Çünkü beğeniyle sevgiyi birbirine karıştırdığımız, aşkın yerini hoşlantıların aldığı, cinselliğe dayanan ilişkilerin aşk diye adlandırıldığı günümüzde gerçek aşk kırıntılarını beyazperde de görmek ruhumuzu okşuyor.
İçerik
RÜZGÂRIN HATIRALARI - Bir Umuttur Yaşamak
Özcan Alper, her üç filminde de, ülkede yaşanan acıları, toplumsal yaraları ajite etmeden, abartmadan, doğanın, hayatın ve aşkın diyalektiğine sarılarak yediriyor öyküsüne. İnsanın vicdanına dokunuyor.
İçerik
SARMAŞIK- Karmaşık ruhların turnusol kâğıdı
Türk – Alman ortak yapımı olan film, Kültür Bakanlığının yanı sıra, Antalya Film form ve Fongogo gibi proje destekçilerinden destek alarak çekilmiş. Bu da bütçe açısından filmi şanslı kılmış diyebiliriz. Sonuçta gişe beklentisi olmayan festival ve filmi kategorisindeki yapımların en büyük sorunu da bu zaten.