İçerik
Cannes Film Festivali'nde 20 Mayıs
Cumartesi akşamı herkes Thomas Vinterberg’ın “Av” adlı yarışma filmine giderken, ben ne zamandır yeniden seyretmek istediğim “Bir Zamanlar Amerika”nın (BZA) yolunu tuttum. Bu filmin benim tarihimde şöyle özel bir yeri var. Segio Leone’nin BZA’sı hapisten çıktıktan (1984) sonra seyrettiğim ilk filmdi.
İçerik
Cannes Film Festivali'nde 19 Mayıs
Altın Palmiye ödüllü Romen yönetmen Christian Mungiu’nun “Tepelerin Ardında”sı (Dupa Dealuri) üçüncü günümün kapanış filmiydi. Mungiu, Romen sinemasının ve kendi sinemasının temel özelliklerini taşıyan bir film yapmış. “4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün… “ nasıl iki kadın ve bir erkek arasında geçiyorsa, bu film de öyle. Filmle ilgili yazıma bir başlık atmam gerekseydi “Bebek Çıkarmaktan, Şeytan Çıkarmaya” başlığını atardım.
İçerik
Cannes Film Festivali'nde 18 Mayıs
Bugünün ilk filmi Gomorra’yla tanıdığımız İtalyan Yönetmen Matteo Garrone’nin yeni filmi Gerçeklik ya da enternasyonal adıyla Reality idi. Filmin adı yeni gerçekçi filan olduğu için değil “reality televizyonu’yla, özelde “Biri Bizi Gözetliyor” (BBG) programıyla ilgili oluşundandı. Bu yüzden filme “Reality” demek sanırım en doğrusu olacak.
İçerik
Cannes Film Festivali'nde 17 Mayıs
Bir gün öncenin yorgunluğunu atamadan hızlı bir güne daha başladık. Festivalin ikinci gününde üç yarışma filmi daha seyretme olanağı buldum. Ayrıca Nuri Bilge Ceylan’a Fransız Yönetmenler Birliği’nin verdiği Carrosse d’Or (Altın Fayton ya da Altın Saltanat Arabası)ödülünün törenine ve ardından Türk standında yapılan partiye katıldım. Şimdi haberler…
İçerik
Cannes Film Festivali'nde 16 Mayıs
Zor bir yolculuğun ardından Cannes’a gelir gelmez, bavullarımı odama koyup ilk filmimi seyre koyuldum. Mısırlı yönetmen Yousri Nasrallah’ın “Savaştan Sonra” adlı filmi Mısır’da son yıllarda yaşanan sıcak gelişmeleri, Tahrir Meydanı’nı ve orada yaşanan “savaşları” perdeye taşıdı. “Savaştan Sonra” kimi özellikleriyle şaşırtıcı bir film.
İçerik
Korsanlar, Darwin, Kraliçe Victoria ve diğerleri...
Korsanlar hakkında en güzel şey nedir? Yağmalama mı? Palalar mı? Yoksa jambon gecesi mi? Haklısınız, korsanlık deyince akla gelen ilk seçenekler bunlar değil belki ama zaten bizimkiler de öyle bilindik korsanlara pek benzemiyorlar.
İçerik
Unuttun beni zalim!
Romantik komedilerin ya da romantik dramların formülü genelde ulaşılamayan, kaybedilen, kanırtan, gözyaşıyla birlikte kimi zaman gülünen, kimi zaman da daha diplere saplanılan bir durum barındırır!
İçerik
Gerçek bir balina kurtarma operasyonu
Büyük Mucize sadece bir balina kurtarma operasyonu hikâyesi değil. Aynı zamanda politik oyunların, medyanın gücünün, yer yer iç içe olan çıkarcı tutumunun, Greenpeace’in gönülden mücadelesinin ve büyük sermayenin nasıl da nabza göre şerbet verdiğinin filmi. Bazen fazlasıyla didaktik olup, eski bir anlatım tarzıyla karakterlerin derinine inmese de verdiği mesajlarla takdir edilmesi gerek. Gerçekte de bir aktivist olan Drew Barrymore’u, bir Greenpeace gönüllüsü rolünde bakımsız ve makyajsız bir halde izliyoruz.
İçerik
Üç gri balina vardı, geriye iki kaldı!
Konu çevre ve bir canlının hayatını kurtarmak olunca insanın izlediklerine dair bir sürü ayrıntı oluşuyor kafasında. Öncelikle Büyük Mucize 1988 yılında yaşanan, televizyonlara, makale ve hatta kitaplara (Thomas Rose’un kitabı Balinaları Kurtarmak) konu olan bir hikâyeden esinleniyor. Olay üç gri balinanın hızla oluşan buzullarda sıkışmalarını konu alıyor.
İçerik
23.ULUSLARARASI ADANA FİLM FESTİVALİ’nden izlenimler…
Babamın Kanatları, kuşkusuz festivalde en çok övgüyü alan film oldu. İzleyiciden ve yazarlardan güzel geri dönüşler aldı. Menderes Samancılar ve Musap Ekici filmin dikkat çeken isimleri oldu. Festivalden de 7 ödülle ayrılan filmi izleyememenin üzüntüsü içindeyim, umarım en yakında zamandaki bir festivalde yakalayabilirim.
İçerik
FİNALİYLE BEYİN YAKAN FİLMLER
Aralarında izlemediğiniz filmlerin de olacağını düşündüğüm bu 10 filmlik listede, özellikle son ana kadar sizi ekrana bağlayan Neler oluyor? Nasıl yani? Gibi sorularla sizi boğuşturup sürpriz finaliyle de gerçekten şok etmeyi başaran yapımları sıraladım.
İçerik
Kapitalizmin Maskesini Düşüren Filmler
Açıkçası bu öyle bir konu ki sayfalarca sürecek kadar film adı çıkarabilirim size. Fakat belirli bir kategori yapmamız lazım. Ben öncelikle bu dosyada belgesel filmlere yer vermedim. Daha çok sinemanın kurgusal yönünü kullanan yani yönetmenin ve oyuncuların kendi yaratıcılıklarıyla etki ettikleri filmleri aldım.
İçerik
Cenk Demirkıran: "İzmir ile özdeşleşen bir festival haline getirme vizyonu ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz!"
İçerik
Sezgi Üstün San: "Filmin bitmiş halini izlediğimde ne kadar gerçek bir dünya anlattığımızı tekrar yaşadım."
İçerik
Aslı Akdağ: "Kadın ve çocuk karakterlerin hikayelerini dile getirmek; onları duyulur kılmak hayalim."
İçerik
Adil Oğuz Valizade: “Karanlık Şehir Hikayeleri ile polisiye bir sinematik evren oluşturmak istedik.”