İçerik
Korsanlar, Darwin, Kraliçe Victoria ve diğerleri...
Korsanlar hakkında en güzel şey nedir? Yağmalama mı? Palalar mı? Yoksa jambon gecesi mi? Haklısınız, korsanlık deyince akla gelen ilk seçenekler bunlar değil belki ama zaten bizimkiler de öyle bilindik korsanlara pek benzemiyorlar.
İçerik
Unuttun beni zalim!
Romantik komedilerin ya da romantik dramların formülü genelde ulaşılamayan, kaybedilen, kanırtan, gözyaşıyla birlikte kimi zaman gülünen, kimi zaman da daha diplere saplanılan bir durum barındırır!
İçerik
Gerçek bir balina kurtarma operasyonu
Büyük Mucize sadece bir balina kurtarma operasyonu hikâyesi değil. Aynı zamanda politik oyunların, medyanın gücünün, yer yer iç içe olan çıkarcı tutumunun, Greenpeace’in gönülden mücadelesinin ve büyük sermayenin nasıl da nabza göre şerbet verdiğinin filmi. Bazen fazlasıyla didaktik olup, eski bir anlatım tarzıyla karakterlerin derinine inmese de verdiği mesajlarla takdir edilmesi gerek. Gerçekte de bir aktivist olan Drew Barrymore’u, bir Greenpeace gönüllüsü rolünde bakımsız ve makyajsız bir halde izliyoruz.
İçerik
Üç gri balina vardı, geriye iki kaldı!
Konu çevre ve bir canlının hayatını kurtarmak olunca insanın izlediklerine dair bir sürü ayrıntı oluşuyor kafasında. Öncelikle Büyük Mucize 1988 yılında yaşanan, televizyonlara, makale ve hatta kitaplara (Thomas Rose’un kitabı Balinaları Kurtarmak) konu olan bir hikâyeden esinleniyor. Olay üç gri balinanın hızla oluşan buzullarda sıkışmalarını konu alıyor.
İçerik
23.ULUSLARARASI ADANA FİLM FESTİVALİ’nden izlenimler…
Babamın Kanatları, kuşkusuz festivalde en çok övgüyü alan film oldu. İzleyiciden ve yazarlardan güzel geri dönüşler aldı. Menderes Samancılar ve Musap Ekici filmin dikkat çeken isimleri oldu. Festivalden de 7 ödülle ayrılan filmi izleyememenin üzüntüsü içindeyim, umarım en yakında zamandaki bir festivalde yakalayabilirim.
İçerik
FİNALİYLE BEYİN YAKAN FİLMLER
Aralarında izlemediğiniz filmlerin de olacağını düşündüğüm bu 10 filmlik listede, özellikle son ana kadar sizi ekrana bağlayan Neler oluyor? Nasıl yani? Gibi sorularla sizi boğuşturup sürpriz finaliyle de gerçekten şok etmeyi başaran yapımları sıraladım.
İçerik
Kapitalizmin Maskesini Düşüren Filmler
Açıkçası bu öyle bir konu ki sayfalarca sürecek kadar film adı çıkarabilirim size. Fakat belirli bir kategori yapmamız lazım. Ben öncelikle bu dosyada belgesel filmlere yer vermedim. Daha çok sinemanın kurgusal yönünü kullanan yani yönetmenin ve oyuncuların kendi yaratıcılıklarıyla etki ettikleri filmleri aldım.
İçerik
Cenk Demirkıran: "İzmir ile özdeşleşen bir festival haline getirme vizyonu ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz!"
İçerik
Sezgi Üstün San: "Filmin bitmiş halini izlediğimde ne kadar gerçek bir dünya anlattığımızı tekrar yaşadım."
İçerik
Aslı Akdağ: "Kadın ve çocuk karakterlerin hikayelerini dile getirmek; onları duyulur kılmak hayalim."
İçerik
Adil Oğuz Valizade: “Karanlık Şehir Hikayeleri ile polisiye bir sinematik evren oluşturmak istedik.”
İçerik
Alican Abacı: "Uluslararası konularla, çevreci yaklaşımlarla belgeseller ve filmlerle karşınıza gelmeyi planlıyorum!"
İçerik
Afiş Tasarımcısı GALİP AKSULAR ile Röportaj
Korku, gerilim, komedi, aşk, polisiye gibi bir çok işin film afişlerini yapmak ayrı bir keyif burda önemli olan iyi işçilik yapmak işin kalitesini ortaya çıkarmak. Fikri ve konsepti iyi bir sistemde modüler bir yapıda kullanarak hepsinde harika işler çıkıyor.
İçerik
"Marko Paşa Müzikali" izlenimleri ve "Süheyl & Behzat Uygur" ile Röportaj
Marko Paşa Müzikali, paşanın adını bile duyduğunda kaçacak yer arayan ve asla kendisine yanaşamadığı, hatta iki senedir elini bile süremediği karısından korkan bir iç güveysi damat (Süheyl Uygur) ve onun çok yakın cesur avukat arkadaşı (Behzat Uygur) üzerine kurulu olaylar zincirini anlatıyor.
İçerik
Sabri Kaliç'ten kalan...
Adana Altın Koza film festivalinde bir gece yarısı… Sinema yazarı arkadaşlarla bir otel odasında sohbet halindeyiz. İzlediğimiz filmleri değerlendiriyoruz. Arkadaşlardan biri internetten okuduğu bir haberle aldığım en erken ölüm haberlerinden birini verdi. Sabri Kaliç’ti kaybettiğimiz.
Film
Keşanlı Ali Destanı
Sineklidağ, büyük bir kentin eteklerinde yer alan, gecekondulardan oluşmuş, ezilen, yoksul insanların yaşadığı bir varoştur. Keşanlı Ali, Çakal Rüstem’i öldürmekten hapse düşmüştür ve hapisten bir kahraman olarak çıkagelir.
Ali’nin iki dramı vardır: Birinicsi, suçsuzdur; ikincisi, aşık olduğu Zilha, Çakal’ın yeğenidir ve ona düşmanca davranmaktadır. Muhtar seçilen Ali, Sineklidağ’da yeni bir düzen oluşturur ama yüreğiyle beyni arasında ciddi çatışma yaşamaktadır. Şef olarak toplumuna, insan olarak duyduğu aşka sorumludur.
Ali ‘Destan’ı kullanmaya karar vermiştir. Çünkü “Bu toplumda sessiz, sakin, efendi olursan her zaman dayak yer, ezilirsin. Ama terbiyesiz, güçlü, zalim, ne dediğini bilmeyen biri olursan, o zaman saygı görürsün”. Ali, hapiste bunu öğrenmiş ve yeni bir Ali’yi fark etmiştir.