İçerik
Cannes Film Festivali'nde 18 Mayıs
Bugünün ilk filmi Gomorra’yla tanıdığımız İtalyan Yönetmen Matteo Garrone’nin yeni filmi Gerçeklik ya da enternasyonal adıyla Reality idi. Filmin adı yeni gerçekçi filan olduğu için değil “reality televizyonu’yla, özelde “Biri Bizi Gözetliyor” (BBG) programıyla ilgili oluşundandı. Bu yüzden filme “Reality” demek sanırım en doğrusu olacak.
İçerik
Cannes Film Festivali'nde 17 Mayıs
Bir gün öncenin yorgunluğunu atamadan hızlı bir güne daha başladık. Festivalin ikinci gününde üç yarışma filmi daha seyretme olanağı buldum. Ayrıca Nuri Bilge Ceylan’a Fransız Yönetmenler Birliği’nin verdiği Carrosse d’Or (Altın Fayton ya da Altın Saltanat Arabası)ödülünün törenine ve ardından Türk standında yapılan partiye katıldım. Şimdi haberler…
İçerik
Cannes Film Festivali'nde 16 Mayıs
Zor bir yolculuğun ardından Cannes’a gelir gelmez, bavullarımı odama koyup ilk filmimi seyre koyuldum. Mısırlı yönetmen Yousri Nasrallah’ın “Savaştan Sonra” adlı filmi Mısır’da son yıllarda yaşanan sıcak gelişmeleri, Tahrir Meydanı’nı ve orada yaşanan “savaşları” perdeye taşıdı. “Savaştan Sonra” kimi özellikleriyle şaşırtıcı bir film.
İçerik
Malatya’da ‘kısacık’ bir festival!
Film Festivallerinin hepsinin Mayıs ayı içine toplanması ayrı bir konu ben kendi adıma iki üniversitenin film festivalini tercih ettim. İlki artık yıllardır gittiğim bildiğim ve kendimi artık festivalin bir parçası olarak hissettiğim Anadolu Üniversitesi’nin yaptığı Uluslar arası Eskişehir Film Festivali’ydi. 14. yılıydı ve biz Cinedergi olarak bu senenin en iyi internet sinema dergisi ödülünü kazandık. İnternet dergiciliği konusunda ilklerden biriyiz, hatta ilkiz diyebilirim. Aslında ilk olmaların benim için çok önemi yoktur, ama yine de insan bazen vurgulamak istiyor…
İçerik
Tepenin Ardı’nda bir festival!
İstanbul Film Festivali’nin gediklisi sayılırım artık. Günde beş film izlediğim günlerden yavaş yavaş üç filmli günlere gelmeme bakılırsa bayağı yorulmuşum. 31 yıldır yapılan festivalde kimler geldi kimler geçti… Abbas Kiorastami’den Carlos Saura’ya kadar… Bütün klasikleri orada izledim, yönetmenlerime yönetmen, filmlerime filmler kattım. Hayatıma anlam, zamanıma değer kattım…
İçerik
Hasetten Kuduranlar ya da Festival Sıkıntısı
Konuya başka bir yerden girmeme müsaade edin. 2 Aralık 2005’te Kim Ki-duk’un “Yay” adlı filmiyle ilgili yazımda yönetmene yönelik şunları söylemişim: “(…) Kim Ki-Duk’a … naçizane fikrimizi söyleyelim: (…) sendeki bu kıskançlıkla bu iş zor yürür arkadaş. 'Yay' Kim Ki-duk’un 12. filmiydi. Umarız 13.sü bir kıskançlık cinayetini anlatmaz.”
İçerik
23.ULUSLARARASI ADANA FİLM FESTİVALİ’nden izlenimler…
Babamın Kanatları, kuşkusuz festivalde en çok övgüyü alan film oldu. İzleyiciden ve yazarlardan güzel geri dönüşler aldı. Menderes Samancılar ve Musap Ekici filmin dikkat çeken isimleri oldu. Festivalden de 7 ödülle ayrılan filmi izleyememenin üzüntüsü içindeyim, umarım en yakında zamandaki bir festivalde yakalayabilirim.
İçerik
Cenk Demirkıran: "İzmir ile özdeşleşen bir festival haline getirme vizyonu ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz!"
İçerik
Nursen Çetin Köreken: "Film endüstrimiz ne zaman bir sisteme oturursa kısa ve uzun film festivallerimiz de gerçek kimliklerine kavuşacaktır."