İçerik
Modanın sinemaya yansımaları
Genel olarak her anlamda, tarz, yol olarak adlandırabileceğimiz moda sözcüğünün tanım kapsamı, “giyimin, davranışların vb., özellikle seçkin veya seçkin olmak için yapılanan bir toplum tarafından geleneksel kullanımı” olarak genişletilebilir.
İçerik
Sinema’da Guiness Rekorunu Kıranlar
Gerek haberlerde, gerek gazete ve dergilerde en çok merak edilen ve bol okunan konulardan biri de kuşkusuz ki Guinness Rekorları…
İçerik
Sinemada Sihir ve Büyücülük!
Büyü ve sihir mefhumu, sinema tarihinin ara sıra da olsa, beslendiği önemli kaynaklardan… İnanırlılık konusunda insanları ikiye bölen bu doğaüstü kavramlar, sinemaya nasıl hizmet ediyor?
İçerik
"Bukowski"nin Sineması
“Kader tanrıçasının zalim olduğu ve sonunda hepimizin posasını çıkaracağı doğru; ama sıkı, ölümsüz bir kaybedenden daha yıldırıcı hiçbir şey yoktur. İşin sırrı şunda yatıyor; herkes kaybedebilir, kaybetmek yeteneklerin en kolayıdır.” der usta Bukowksi. Ki kendisi de, 40 yaşına kadar büyük bir kaybedendi, elbet bir gün kazanacağını bilen…
İçerik
Sinema ve TV dünyasının en ünlü arabaları
Sinema ve televizyon dünyasının starları sadece insanlardan oluşuyor diyorsanız yanılıyorsunuz. Birçok stardan daha ön plana çıkan, sinema tarihine geçen, özel bir hayran kitlesi edinen ‘cansız’lardan olan arabalar, bu dosyamızın konusu…
İçerik
80’ler aksiyon sineması: Kaslı adamlar ve kocaman silahları!
Peşpeşe gösterime giren filmlerden anlıyoruz ki Hollywood 80’ler aksiyon filmlerinin ruhunu ısrarla çağırmakta… Demokratların ülkeyi yönettiği bir sırada yapılan bu hareketin politik tepkiselliğinden dem vurulabilir elbette ama tüm bu cehennem ateşinin sorumlusu “kas adamların” beyazperdede salına salına dolaştığı 80’leri hatırlamak çok daha keyifli bir yolculuk olacaktır.
İçerik
Türk Sineması Korkutuyor
Bu ay vizyona giren “Dabbe: Bir Cin Vakası” vesilesiyle, Türk sinemasında korkunun hangi sularda seyrettiğini ve ne ölçüde başarılı olduğunu irdelemeye çalışalım elimizden geldiğince…
İçerik
İnancın sineması
Ramazan başladı. Bu ilk günlerde dinimizin güzelliklerini, din kardeşlerimizin çektiği acıları anlatan filmleri size bir hatırlatmak istedik…
İçerik
Sinemanın Eşcinsel Yüzü
Eşcinselliği anlatan filmler ister gerçek hayattan uyarlansın ister kurmaca olsun, toplumsal baskının hedefinde olan, onun zorluğunu ve baskısını yaşayan kişi ve kişileri konu alıyor çoklukla. Beyazperdenin bu konuda engin bir deniz olduğunu o yüzden her filme ‘pembe ışık’ yakamadığımızı baştan söyleyelim…
İçerik
2000’ler Fransız sinemasına bakış
Yazın başlamasıyla birlikte neredeyse her hafta bir Fransız filminin vizyona girmesi tesadüf değil. Zira özünde çeşitli akımları ve entelektüel bilinci bulunduran ülke sineması, dünyada iz bıraktı. Ancak son dönemde daha ziyade 1998’de Gaspar Noé’nin “Herkese Karşı Tek Başına”yla yolunu açtığı Üçüncü Fransız Yeni Dalgası’nın izinde bir ‘auteur jenerasyonu’ oluşturmuş durumda.
İçerik
Sinemanın tadı tuzu!
Yemek kimisi, için bir ihtiyaç kimisi için de zamana yayılması, tadı çıkarılması ve emek harcanması gereken bir sanat… Tabii bu yemek yemenin herkes için öncelikli bir amaç olduğu gerçeğini değiştirmiyor… Sinema yemek mevzusuna, sofraya, mutfağa, yemek yiyebilmenin ve yiyememenin sosyo-ekonomik etkenlerine fazlasıyla el atmış durumda. Bu hafta vizyona giren Canavarlar Sofrası dolayısıyla biz de sofraya dalalım ve bu konuda çekilmiş filmlerin tadına bakalım istedik!
İçerik
Türk Sinemasında Cinsellik ve Seks Furyası Filmleri
Türk sinemasının erotik yılları üzerine kapsamlı bir dosya...
İçerik
Sinemada 3D Teknolojisi: Kurtarıcı mı, kabus mu?
Avatar’la birlikte yükselen 3 Boyutlu (3D) sinema teknolojisi öyle bela, öyle istila edici bir şey ki, sağımız solumuz bu tekniğe göre çekilmiş ya da “Clash of the Titans” gibi sonradan 3D’ye devşirilmiş filmlerle doldu. Sezon gerçek bir “gözlüklü seyirciler” resmi geçidine dönüşecek çünkü hergün 3D olarak çekilmiş onlarca filmin haberi geliyor. Aklımıza takılan soru şu; ev sinemasının oldukça yüksek bir seyir zevki vaadettiği şu günlerde, 3D teknolojisi, toplu gösterim yapan sinema salonları için bir kurtarıcı mı, yoksa 7. sanat sinemayı hepten lunapark eğlencesine çeviren teknolojik bir güve mi?
İçerik
Yeni Meksika Sineması’na bakış
Güney Amerika sinemasında Brezilya ve Arjantin’in daha uzun tarihleri olsa da, Meksika da önceleri yıldız yetiştirme enstitüsü olarak görev yapmıştır. Ancak 90’larda ‘Yeni Meksika Sineması’ adıyla yükselişe geçen bir ekol doğuran ülke sineması, yedinci sanata auteur yönetmenler armağan etmiştir. Ben de ‘iki arada bir derede’ kalıp Kuzey Amerika ile Güney Amerika’nın eğilimlerini birleştiren Meksika’nın sinemaya yaklaşımını ele aldım.
İçerik
Ressamların sinema serüveni
Yakın tarihe kadar belli bir kesimin eğlence ve uğraş alanı olan resim, sıradan insanın hayatındaki yerini aldı. Mağara duvarlarında başlayan yolculuk,onca zamanı ve engeli aştıktan sonra şimdi (ironik olarak) sokak grafitilerinde devam ediyor. Herkesin diliyken, ayrıcalıklı bir kesimin zevk alanı haline gelen bütün sanatlar gibi, resim de dönüp dolaşıp, basit insanın dünyasına iade oldu.
İçerik
Sinema ve Mitoloji
Mitoloji sinemaya aktarılırken genelde iki yol izleniyor. Ya doğrudan mitolojik hikayenin filmini çekmek ( Beowolf, Minatour, Clash of the Titans..vs.), ya da mitolojik hikayeyi çağdaş bir metne sokmak( Yüzüklerin Efendisi, Star Wars, Harry Potter, Percy Jackson, Narnia Günlükleri, Mumya…vs). Eskiden stop motion tekniğiyle sinemaya aktarılan mit karakterleri günümüz izleyicisi için inandırıcılıktan uzak kuşkusuz. Ancak efekt kullanımının kolaylaştığı ve daha gerçekçi sonuçlar verdiği günümüzde mitolojik yaratıklar ve kahramanların yeniden yaratımı daha kolay artık. Bu hafta vizyona giren Titanların Öfkesi'nden esin alarak sinema tarihinde kısa bir mitolojik yolculuğa çıkarmak istedik sizleri.
İçerik
Türk sinemasında süper kahramanlar
Yeşilçam sürprizlerle doludur. Kendi imkânlarının çok ötesinde bir deli cesaretine sahip bu sektör, seyircinin “Türk Filmi ”ne olan hoşgörüsünü sonuna kadar sömürmüş ve ortaya bir sürü eğlenceli tuhaflık çıkarmıştır. Evet, bunlar “Süper kahraman” filmleridir.
İçerik
Sinemada Cazın Büyüsü!
İstanbul'da Temmuz ayına Caz festivali damgasını vurdu. Caz tutkunları için rüzgar gibi esen
festival, benim gibi çok anlamasa da caz ezgilerini dinlemekten keyif alanların da içini serinletti. Aklımıza caz düşmüşken, caz müziği üstüne yapılan filmleri anmasak olmazdı. Cazın sadece müzikal dokusuyla değil, gelişimi ve müzisyenlerinin sıra dışı hayatlarıyla da kendine has bir dünyası olması, sinemada karşımıza çokça ve farkı şekillerde çıkmasının da nedenidir. Sinemanın ilk sesli filminin “Caz Şarkıcısı” olması gibi, ırkçılığın had safhalara ulaştığı dönemlerde zenci müziği olarak anılan cazın hızla yükselmesi de ironiktir. Film müziği olarak kullanılsa da, film başlı başına caz üstüne kurulu olsa da, hatta içinde sadece adı geçse de; caz sinemada her zaman tutku ve dehayı temsil eder. Caz müzisyenlerini konu alan filmlerde genel olarak, uyuşturucu ve alkolün etkisindeki sıra dışı yetenekleri izleriz. Onlar enstrümanıyla bütün olmuş, sadece müziği yaratan değil, müzikle kendini yaratan insanlardır. Bir unsur olarak cazı kullanan filmlerde ise caz, saygı uyandırmanın bir yoludur. Bir Katilin Anotomisi (Anatomy Of A Murder/1959)'nde, avukat Paul'un zekası ve sıra dışılığının simgesi; Tetikçinin Gecesi (Colleteral)'da bir kiralık katil olan Vincent'in soğukkanlılığıyla işlenmiş zekasının göstergesidir. Caz festivalinden ilham alarak, caz tutkunları ve meraklıları için hem caz üzerine kurulu, hem de içinden caz geçen filmlerden bir seçme yaptık.
İçerik
Kayıplarını arayan sinema!
İnsanın kaybolma halleri; kendinden kaçma, toplumdan ve bulunduğu ortamdan uzaklaşma ve zorunlu olarak bilinmeyen bir yerde tutulma olarak çeşitlilik gösterir. Kendinden ve kendi gerçekliğinden kaçma durumu bir nevi ıssızlık içerir ki, bu yazının konusu olmaya fazlaca aday değil. Ama sosyal ve siyasal nedenlerle coğrafi bir kaybolmanın eşiğine gelmiş, gözaltında ya da işkencelerde yitip gitmiş ve yakınlarının içinde bulunabilme ‘umudu’ bırakmış halleri anlatan filmlerin peşindeyiz bu kez… Bulur muyuz bulmaz mıyız bilmeden bir umudun peşindeyiz biz de…